Baz İstasyonu Elektromanyetik Radyasyonu Ölçümü

Baz İstasyonu Elektromanyetik Radyasyonu Ölçümü
Gsm baz istasyonlarının evinizdeki ,iş yerinizdeki etkisini profesyonel şekilde ölçüyoruz. Telefon: 216 415 80 87 Web: http://www.demosmuhendislik.com

Demos - RFS

Demos - RFS
RFS rf kablo, jumper, konnektor, arastor, mcm Demos ile Türkiye'de
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2008 Pazartesi

Avrupa'nın hiç unutmadığı savaş - İnebahtı (Lepanto) Savaşı


Osmanlı'nın Kıbrıs'ı almasının hemen ardından Venedik, İspanya, Papalık, Ceneviz, St.John Şövalyeleri'den oluşan birliğe karşı Osmanlı İmparatorluğu 7 Ekim 1571 tarihinde Korint Körfezi'nde savaşmıştır. Bu savaşı Türk kaynakları İnebahtı olarak adlandırırken, Avrupalı kaynaklar Lepanto adını kullanmaktadırlar.

İki donanma, dünya tarihinin en büyük savaşlarından birine başladı. Türk donanması bozuldu. 142 gemi yok oldu, 20 bin Türk askeri şehit oldu.

Sokullu Mehmed Paşa, gönderilen Venedik elçisine de, İnebahtı Deniz Savaşıyla ilgili olarak "Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı'da bizi yenmekle, sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar" diye cevap vermiştir.




"Az ve Öz"

30 Ekim 2007 Salı

Türk tarihinin en büyük utancı, 6-7 Eylül Olayları

Son günlerde halk arasında yükselen milliyetçilik, Türkiye'nin bazı yerlerinde tehlikeli tırmanışa geçmiş durumda. Örneğin haftasonu okuduğum Radikal gazetesinde Bursa'da Mardinli bir esnafa ait bakkal yağmalanmış. Pendik'te Kürtlerin oturduğu evler 'X' işaretiyle mimlenmiş. Bu tehlikeli gidişat aklıma 6-7 Eylül olaylarını getirdi.

6-7 Eylül Olayları
Türk dış politikasında hâlâ önemli bir yer tutan Kıbrıs sorunu, 1955 yılında Türk kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturmuştur. Londra’da Kıbrıs konusunda görüşmeleri sürdüren Dışişleri yetkilileri temaslarına devam ederken, Atatürk’ün Selanik’teki evinde bir bomba patlaması ile ilgili haber önce 6 Eylül 1955 günü Türkiye radyolarında yayınlanır. Bunun üzerine, “Ata’mızın Evi Bombalandı” manşeti ile ikinci baskı yapan İstanbul Express gazetesinin nüshaları o dönemde kurulmuş olan “Kıbrıs Türktür Cemiyeti” üyeleri tarafından bütün İstanbul’da satılmaya ve halkı galeyana getirmek üzere kullanılmaya başlanır...





2 gün süren olaylarda İstanbul'da 16 Rum öldü, onlarcası yaralandı, 73 Rum kilisesi, 1 havra, 8 ayazma, 2 manastır, 3 bin 584'ü Rumlara ait olmak üzere 5 bin 538 gayrimenkul yakılıp yıkıldı. Kimisine göre 50 kimisine göre 200 Rum kadına tecavüz edildi.

İzmir'e de sıçrayan olaylarda Yunan konsolosluğu, fuardaki Yunan pavyonu, 14 ev, 5 dükkan yıkılıp ateşe verildi Rumlara ait mezarlar dahi açılarak kemikler dışarı atıldı.

Hatta kimin Türk olup olmadığını anlamak için sünnetli olup olmadığı dahi kontrol edildi o gün. Olaylar 7 Eylül sabahına kadar sürdü ve aceleyle sıkıyönetim ilan edildi.

Rum azınlığa karşı girişilen böyle bir olayla, gerektiğinde Kıbrıs için savaşın dahi göze alınabileceğinin mesajı verilmek istenmiştir. Bu provokasyonun gerçekleşmesi için de Atatürk'ün Selanik'teki evinin bombalanması emri verilir.

Hulusi Dosdoğru 'nun Bağlam Yayınlarından çıkan 6-7 Eylül kitabına göre, o yıllarda Selanik'te öğrenci olan ve bombalama işiyle görevlendirilen Oktay Engin, sonraki yıllarda uzun süre MİT'e çalıştı; 1992 yılında Nevşehir Valisi olarak görevlendirildi.

Kaynaklar:
www.bianet.org/bianet/kategori/toplum/66422/turkiyenin-gecmeyecek-utanci-6-7-eylul
http://www.tarihvakfi.org.tr/haberayrinti.asp?ID=382


"Az ve Öz"

9 Eylül 2007 Pazar

Topkapı Sarayı’nın Kısa Tarihçesi

Osmanlı padişahlarının bir zamanlar yaşamış olduğu mekanda bulunmak insanı heyecanlandırıyor. Topkapı Sarayı'nı gezdikten sonra tarihçesine merak sardım ve blogumda da yayınlamak istedim...


Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene Devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m.² lik bir alanda yer alan Saray’ın bugünkü alanı 80.000 m.² dir.

Topkapı Sarayı, Saray halkının Dolmabahçe, Yıldız ve diğer saraylarda yaşamaya başlaması ile birlikte boşaltılmıştır. Padişahlar tarafından terk edildikten sonra da içinde birçok görevlinin yaşadığı Topkapı Sarayı önemini hiç kaybetmemiştir. Saray zaman zaman onarılmıştır. Ramazan ayında padişah ve ailesi tarafından ziyaret edilen Mukaddes Emanetler Dairesi’nin her yıl bakımının yapılmasına ayrı bir özen gösterilmiştir.

Topkapı Sarayı’nın ilk defa, adeta bir müzeymiş gibi ziyarete açılması Sultan Abdülmecid (1839-1861) dönemine rastlar. O dönemin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eşyalar gösterilir. Bundan sonra Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eski eserleri yabancılara göstermek gelenek haline gelir ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) zamanında, ampir üslupta camekanlı vitrinler yaptırılır, Hazine’deki eski eserler bu vitrinler içinde yabancılara gösterilmeğe başlanır. Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tahttan indirildiği sıralarda Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn’un Pazar ve Salı günleri olmak üzere halkın ziyaretine açılması düşünülmüşse de bu gerçekleşememiştir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1924 tarihinde halkın ziyaretine açılmak üzere İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce Hazine Kethüdalığı, sonra Hazine Müdüriyeti adıyla hizmet vermeye başlamış ve nihayet Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir.

1924 yılında bazı ufak onarımlar yapılarak, ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra, Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924 tarihinde Müze olarak ziyarete açılmıştır. O tarihte ziyarete açılan bölümler Kubbealtı, Arz Odası, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası, Mustafa Paşa Köşkü ve Bağdad Köşkü’dür.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


"Az ve Öz"