Baz İstasyonu Elektromanyetik Radyasyonu Ölçümü

Baz İstasyonu Elektromanyetik Radyasyonu Ölçümü
Gsm baz istasyonlarının evinizdeki ,iş yerinizdeki etkisini profesyonel şekilde ölçüyoruz. Telefon: 216 415 80 87 Web: http://www.demosmuhendislik.com

Demos - RFS

Demos - RFS
RFS rf kablo, jumper, konnektor, arastor, mcm Demos ile Türkiye'de
araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2008 Çarşamba

Türkçe ve Yunanca'da ortak olan kelimeler


Türkler ve Yunanlılar uzun yıllar birarada yaşamış iki millet ve bu birliktelik doğal olarak dillere de yansımış durumda.

Örneğin, Türkçe ve Yunanca'da ortak olan kelimlerden bazıları şu şekilde:
Cacık - Tzatziki
Misafir - Musafiris
Para - Paras
Salep - Salepi
Tarhana - Trahanas
Tavla - Tavli
Yelek - Yeleki
Zor - Zori


Türkçe ve Yunanca'da yer alan daha fazla ortak kelime görmek/bilgisayarınıza indirmek için buraya tıklayınız.


"Az ve Öz"

1 Mayıs 2008 Perşembe

Midillililer, "Lezbiyen" kelimesinden rahatsız!

Midilli Adasının Yunanca'daki ismi Lesbos. Yunanlılar sadece adanın merkezine Midilli diyorlar. Midillililer, lezbiyen olarak anılıyorlar çünkü Midilli (Lesbos) adasının mitolojik tanrıçalarından ve şairlerinden Sappho, milattan önce 7. yüzyılda başka bir kadına olan aşkını konu edinen bir şiir yazar ve Midillili (Lesboslu) kelimesi de ingilizcede Lezbiyen (Lesbian) olarak nitelendirilmeye başlar. Günümüzde lezbiyen kelimesi hem cinsel bir tercihi, hem de Midillilileri simgelemektedir.


"Az ve Öz"

14 Ocak 2008 Pazartesi

Amerika ve diğerleri

Dünya sadece Amerika'dan mı ibaret?


"Az ve Öz"

12 Ocak 2008 Cumartesi

Avrupa'nın sarışın nüfus haritası


Sarışın meraklıları için faydalı bir harita.

"Az ve Öz"

26 Aralık 2007 Çarşamba

LCD Televizyon ile Plazma Televizyon arasındaki farklar


Flat TV - LCD
Biri likit kristalleri tutan özel polimer kaplamalı iki kat polarize saydam malzeme birbirine yapıştırılmıştır. Elektrik akımı bağımsız kristallerden geçer ve burada görüntü oluşturmak üzere ışığın içinden geçmesine izin vermek ya da vermemek için yayın sinyali bilgiye dönüştürülür.


"LCD"




Flat TV - Plazma
Plazma, milyonlarca minik cam kabarcıklarla kaplı düz ve hafif bir yüzeydir. Her kabarcık, gaz benzeri bir madde olan plazma içerir ve bir fosfor kat içerir. Kabarcıkları pikseller olarak düşünün. Her piksel kabarcığının biri kırmızı, biri yeşil ve diğeri mavi olmak üzere üç alt piksele sahip olduğunu düşünün. Bir görüntü sinyali (RGB ya da video) gösterileceği zaman, dijital olarak kontrol edilen bir elektrik akımı, düz ekrandan geçerek plazma içindeki kabarcıkların morötesi ışınlar yaymasına neden olur. Bu ışık, fosfor kaplamaların uygun renkte parlamasını sağlar.



"Plazma"


"Az ve Öz"

24 Aralık 2007 Pazartesi

Kalori Cetveli - Diyet

Aşağıdaki resimde bazı sebzelerin kalori değerleri gösteriliyor.


Ana yiyecek gruplarına ait besinlerin kalori değerlerini öğrenmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

17 Aralık 2007 Pazartesi

Dünyanın güneş ışığı aydınlanma haritası

Dünyanın güneş ışığı aydınlanma haritasını real-time (gerçek zamanlı) olarak aşağıdaki gibi görmek için http://www.die.net/earth adresine tıklayınız. Bu harita ile dünyanın hangi bölgesi aydınlık ve karanlık takip edebilirsiniz.





"Az ve Öz"

7 Aralık 2007 Cuma

Bilgisayar ekranı göz bozar mı?




Tğürk Oftalmoloji Derneği'nin resmi hasta bilgilendirme sitesi şöyle diyor:

Ekrana bakma sendromu (Computer vision syndrome), modern dünyanın yarattığı yeni bir durum olup, gerçekte bir kırılma kusuruna neden olmaz, yani halk arasındaki ifadeyle, “gözü bozmaz”. Ancak, genellikle 60-80 cm’den ve saatlerce çalışılıyor olması, gizli hipermetropi ya da erken-başlangıç presbiyopi (yaşlılık hipermetropisi) bulunan kişilerde bu gizli ve belli belirsiz kırılma kusurlarının kendini hissettirmesine neden olur. Bunun dışında, bilgisayar ekranlarının sürekli titreşen yapıda olmaları, yani aslında saniyede 40 ila 80 kez yanıp-sönüyor olmaları, görme güçlüğüne, bu da dikkatle izlemekte olan kişilerde yorgunluğa neden olur. Dikkatli bakış sırasında göz kırpma sayımızın dakikada 5-6 defaya azalması (normalde bu sayı, çok keskin görmeye ihtiyaç duymadığımız işlerde dakikada 12-16 defadır), kırpma yoluyla gözümüzün kurumasını önleyen mekanizmayı yavaşlatırken, büro gibi klimalı ortamlarda göz yaşı buharlaşma hızının artması ve ortam neminin azalması da göz yüzeyinin kurumasını artırıcı diğer faktörler olmaktadır. Bu nedenle bilgisayar kullanıcılarının göz yorgunluğu ve yakınmalarını önlemek amacıyla aşağıdaki önerileri dikkate almaları yerinde olacaktır:


o Bilgisayar ekranının üst seviyesi, göz seviyenizi aşmamalıdır. Böylelikle gözünüz çalışma sırasında hafifçe aşağı bakar pozisyonda olacak, bu durum kapak aralığınızın bir miktar dar kalması yoluyla, göz yaşınızın buharlaşabileceği göz yüzeyini azaltacaktır.


o Ekrana 60-80 cm mesafeden bakan bir kişi için ekran boyu ile ekran çözünürlüğü dengesi de önemlidir. 14 inç ekran boyutu için 640x480; 15 inç ekran boyutu için 600x800; 17 inç ekran çözünürlüğü için 1024x768 ideal seçimdir. Bu durum kıyasla büyük harf ve imge görüntüleri nedeniyle görüşü kolaylaştıracaktır.


o Dikkatli çalışma ve keskin görüş çabası, göz kırpma sayısını istemsiz olarak düşürecektir. Bu nedenle 45 dakika ekran karşısında geçirildiğinde, 15 dakika süreyle, daha az görsel dikkat gerektiren bir işlev yapılacak şekilde ara verilmelidir.


o Eğer bu önlemler sizi rahatlatmıyorsa, gizli hipermetropi, erken-başlangıç dönem yaşlılık hipermetropisi olup olmadığı yönünden bir göz hekimine başvurmanız, bu arada göz yaşı fonksiyonlarınızı da ölçtürmelisiniz.

Kaynak: http://www.gozsagligi.com

"Az ve Öz"

3 Aralık 2007 Pazartesi

Cep telefonları zararlı mı? Radyasyon miktarı ne kadar?


Aşağıdaki çizelge gösteriyor ki bir cep telefonunun yaydığı radyasyon, televizyon/radyo'dan fazla, mikrodalga fırından azdır. Diğer cihazlar bedenimizden uzaktayken, cep telefonu başımıza sıfır mesafede durmaktadır. Bu durum cep telefonlarındaki tehlikeyi arttırıyor.

Cep telefonun bedenimize vereceği zaraları en aza indirmek için:

1) Kablolu kulaklık kullanmalıyız, telefonu bedenimizden uzak bir yerde tutmalıyız.
2) Cep telefonu az çekiyorken, konuşma yaparsak daha çok radyasyona maruz kalırız dolayısıyla cep telefonunun iyi bir kapsama alanında olduğu durumlarda konuşma yapmalıyız. Örneğin, asansörlerde, kapalı mekanlarda görüşme yapmamak genel olarak iyi bir alışkanlık olacaktır.
3) Cep telefonuyla 5-6 dakikayı geçen görüşmeler kulak bölgemizi, beynimizi iyice ısıtmaktadır e bu durum DNA'mıza zarar verebilir. Kısa görüşmeler yapmalıyız.


"Az ve Öz"

Ulaşımda devrim - MagLev

“MAGLEV” sözcüğü İngilizce “MAGnetic LEVitation” sözcüklerinin kısaltılmasıyla elde edilmiş, yani “manyetik olarak havada tutma, yükseltme” anlamına geliyor.

Hızlı Tren - Maglev



Maglev tren teknolojisi, büyük ölçüde geliştirilme aşamasında olduğu için henüz yaygın olarak kullanılmaya başlanmadı. Şu an Almanya ve Japonya, maglev tren teknolojileri üzerinde çalışıyor. Maglev trenlerin günlük yaşamdaki ilk örneği, Çin’in Şangay kentinde kullanılmaya başlandı. 30 km’lik bir hat üzerinde çalışan tren, bu mesafeyi 7 dakika 20 saniyede geçebiliyor.

Maglev kavramı, aslında günlük hayatta çok uzak olmadığımız bir kavram. Bildiğimiz gibi, iki mıknatısın eş kutupları birbirini iter. Alt alta uygun şekilde konulmuş iki mıknatıstan biri manyetik itme kuvvetlerinin etkisiyle diğerinin üzerinde hiçbir şeye değmeden havada durabilir.

Maglev trenler de temelde bu ilkeyle çalışırlar. Maglev trenlerin altında mıknatıslar bulunur. Aynı zamanda maglev trenler için özel olarak üretilmiş tren raylarında da elektromıknatıslar bulunur. Elektromıknatıs, bir telin üzerinden elektrik akımı geçmesiyle oluşturulan manyetik alana sahip mıknatıstır. Tellerden akım geçmediğinde manyetik etki de ortadan kaybolur ya da akımın yönü kontrol edilerek mıknatısın kutupları değiştirilebilir. Bu mıknatıslar sayesinde tren, raylar üzerinde 10 mm’lik bir yükseklikte ilerler. Raylarla temas olmadığı için sürtünme büyük ölçüde azaltılmış olur. Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır.


Saatte 500 km hızla gidebilen MagLev ile ilgili video.


MagLev ile ilgili Tübitak'ın hazırladığı dökümanı okumak veya indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız.

2 Aralık 2007 Pazar

Türkçe Ezan



Türkçe ezanın metni
Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed
Haydin namaza, haydin namaza
Haydin felaha, haydin felaha
(Namaz uykudan hayırlıdır, Namaz uykudan hayırlıdır)
Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrı’dan başka yoktur tapacak.


Türkçe ezan ilk olarak 1932 yılında İstanbul Fatih Camii'nde okundu.18 sene boyunca ezan Türkçe okunmuş, daha sonra Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi ile 16 Haziran 1950'de ezanın Arapça da okunabilmesine izin verilmiştir. İlgili kararla, Türkçe ezan yasaklanmasa da, Türkçe ezan okunması tümüyle terkedilmiştir. Günümüzde, serbest olmasına karşın, camilerde yalnızca Arapça ezan okunmaktadır.

"Az ve Öz"

28 Kasım 2007 Çarşamba

Cooltext ile kendi logonu tasarla

Logo tasarlamanız gerekiyor ve de logo tasarımı için bir yazılım bilmiyorsanız, Cooltext size yardımcı olabilir. Hazır birçok logo ve font çeşidi ile kendize özel bir logo yapabilirsiniz.

Cooltext'e erişmek için http://www.cooltext.com/

Aşağıda gördüğünüz logolar Cooltext'teki hazır şablonlarla hazırlanmıştır.




"Az ve Öz"

27 Kasım 2007 Salı

Opec üyesi ülkeler

Dünya petrol rezervlerinin 3'te 2'sine sahip olan Opec (Organization of Petroleum Exporting Countries, (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerin dünya haritasında gösterimi şu şekilde.



Opec üyesi ülkeler
1. Angola
2. Libya
3. Nijerya
4. Cezayir
5. İran
6. Irak
7. Kuveyt
8. Katar
9. Suudi Arabistan
10. Birleşik Arap Emirlikleri
11. Ekvator
12. Venezuella


Üyelik bekleyenler
1. Bolivya
2. Kanada
3. Meksika
4. Sudan
5. Suriye
6. Brezilya


"Az ve Öz"

23 Kasım 2007 Cuma

Dünyanın 3G Haritası

3G (Üçüncü nesil mobil iletişim hizmetleri) teknolojisine / HSPA (High Speed Packet Access) şebeke altyapısına sahip ülkeleri gösteren harita.

Kaynak: http://www.hedef3g.com

"Az ve Öz"

9 Kasım 2007 Cuma

Büyük İskender'den Aristo'ya mektup ve verilen cevap

Bana gelen e-maillerden birinde şu ilginç hikayeye rastladım. Doğruluğundan emin değilim ama bir okumaya değer.


Büyük İskender, Felsefenin Duayeni Sayılan Aristo'ya Bir Mektup Yazar.

''Zapt ettiğim Topraklardaki İnsanları Tahakkümüm Altında Tutabilmek İçin Neler Yapmalıyım ''diye Görüş Beyan Eder;

1- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Sürgüne mi Göndereyim?
2- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Hapse mi Atayım?
3- Ülkenin İleri Gelen İnsanlarını Kılıçtan mı Geçireyim?

Aristo' nun cevabı :
1- Sürgünde Toplanıp Sana Karsı Başkaldırırlar,
2- Hapishaneler Militan Yuvası Olur, Kontrolden Çıkar,
3- Onlardan Sonraki Kuşak İntikam Hırsıyla Büyür, Tahtını Sallar.




Çözüm olarak şu nasihati verir:

''İnsanların Arasına Nifak Tohumları Ekeceksin, birbirleriyle Savaşınca Hakem Olarak Kendini Kabul Ettireceksin, ama Anlaşmaya Giden Bütün Yolları Tıkayacaksın. ''


"Az ve Öz"

5 Kasım 2007 Pazartesi

Eski Türk Filmi Afişleri

İnternette surf yaparken Türk Sinemasına (Yeşil Çam) ait afiş arşivini buldum. Bazı Türk sineması afişleri şöyle:









TÜRK SİNEMA (YEŞİL ÇAM) TARİHİ

Türkiye’de ilk film gösterimi, Bertrand adlı bir Fransızın II.Abdülhamit zamanında, 1896’da, Saray’da yaptığı gösterimler ile başlamıştır. Daha sonraları Fransız firması Pathe’nin temsilcisi Romanya uyruklu Sigmund Weinberg’in yardımlarıyla Beyoğlu yakınlarında halka film gösterilmiştir. Bu filmler genellikle kısa metrajlı belge ve güldürü filmleriydiler. Weinberg, halkın sinemaya gösterdiği ilgiden dolayı, 1908’de, Türkiye’deki ilk sinema olan Pathe Sineması’nı yaptırmıştır.

İlk Türk sinema gösterimi Cevat Boyer ile Murat Bey’in Şehzadebaşı’ nda 19 Mart 1908 de başlattığı gösterimdir.

Daha sonraları Şakir Seden ile Fuat Uzkinay, Türk sinemasının açılışını 6 Temmuz 1910’da gerçekleştirirler.

Birinci Dünya Savaşı’nda yedek subay olan Fuat Uzkinay, 14 Kasım 1914'te Türk sinema tarihinin ilk belgesel filmini çeker. “ Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adı verilen belgesel film 150 metre uzunluğunda ve İTÜ arşivindedir. Daha sonra, Ordu Sinema Dairesi Başkanlığı'na getirilen Fuat Uzkinay, konulu Türk film çekimlerini de 1918’den sonra yürütmüştür.


TÜRK SİNEMASINDA BAZI İLKLER

İlk sinema gösterimi Yıldız Sarayı'nda yapıldı. (1896)

Sürekli film gösterilen ilk salon Beyoğlu'nda Sigmund Weinberg tarafından Cinema Pathe adıyla açıldı (1908).

İlk Türk filmi Fuat Uzkinay tarafından çekilen 'Ayastefonos'daki Rus Abidesinin Yıkılışı' (1914).

Afişi basılarak yurdışına satılan ilk Türk filmi Binnaz oldu (1919).

İlk konulu Türk filmleri Sedat Simavi tarafından çekilen 'Pençe' ve 'Casus' (1917).

İlk özel yapım şirketleri Kemal Film (1922) ve İpek Film (1928).

İlk sesli Türk filmi 'İstanbul Sokaklarında' Muhsin Ertuğrul tarafından çekildi (1928).

İlk sansür yönetmeliği Mussolini'nin sansür yasasından esinlenerek hazırlandı ve yürürlüğe girdi. (1939).

İlk film festivali 'Yerli Film Yapanlar Cemiyeti' tarafından düzenlendi. 'Unutulan Sır' adlı film en iyi film seçildi. En iyi kadın oyuncu ödülünü Nevin Aypar, en iyi erkek oyuncu ödülünü Kadri Erdoğan aldı (1948).

Tiyatro etkisinden çıkan ilk film Kanun Namına'yı Ömer Lütfi Akad çekti (1952).

İlk renkli Türk filmi Halıcı Kız Muhsin Ertuğrul tarafından çekildi (1953). Aynı zamanda Muhsin Ertuğrul'un çektiği son filmdi.

Metin Erksan'ın 'Aşık Veysel'in Hayatı' adlı filmi Sansür Kurulu tarafından yasaklanan ilk film oldu.

İlk uluslararası ödülü Metin Erksan'ın yönettiği 'Susuz Yaz' aldı. Film Berlin Film Şenliğinde 'Altın Ayı' büyük ödülünü aldı (1964).

Köy hayatını işleyen ilk Türk filmi Beyaz Geceler'i Lütfi Akad çekti (1965).

1970’li yıllardan 1985’ li yıllara kadar Türk sineması TV etkisiyle bir kriz dönemine girer ve erotik Türk sineması ile sex furyası donemi başlar. 1990 ve 2000’li yıllarda ise krizden kurtulma ve gerçek öykülere dayali realist Türk sinemasına doğru adımlar atılır.

Aslında Türk sineması Türk tiyatrosundan doğarak gelişmiş fakat Türk sinema tarzını ve dilini yaratamamıştır. Bir Fransız ve Rus film tarzından bahsedilebilir. Fakat Türk sinema dili ve tarzından şimdilik bahsetmek mümkün değil. Aynı şekilde Türk sinema platformu ve alanlarında da yetersizlik olduğu bir gerçektir

Kaynak: http://www.mkutup.gov.tr/sinema

"Az ve Öz"

1 Kasım 2007 Perşembe

En çok rüzgar enerjisi üreten ülkeler


Dünya genelinde rüzgar enerjisi ile en çok enerji üretimi gerçekleştiren ülkelere bakıldığında ilk sırada açık ara farkla Almanya'yı görüyoruz. Almanya'yı İspanya ve ABD takip ediyor.




Türkiye ise sadece 51 MW'lik enerji üretimi ile listede 34. sırada. Böylesine temiz bir enerji seçeneği varken Batılı ülkelerin radyoaktif madde çöplüğü haline gelmeyelim. Nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgar enerjisine önem verelim!


Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Wind_power


"Az ve Öz"

30 Ekim 2007 Salı

Türk tarihinin en büyük utancı, 6-7 Eylül Olayları

Son günlerde halk arasında yükselen milliyetçilik, Türkiye'nin bazı yerlerinde tehlikeli tırmanışa geçmiş durumda. Örneğin haftasonu okuduğum Radikal gazetesinde Bursa'da Mardinli bir esnafa ait bakkal yağmalanmış. Pendik'te Kürtlerin oturduğu evler 'X' işaretiyle mimlenmiş. Bu tehlikeli gidişat aklıma 6-7 Eylül olaylarını getirdi.

6-7 Eylül Olayları
Türk dış politikasında hâlâ önemli bir yer tutan Kıbrıs sorunu, 1955 yılında Türk kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturmuştur. Londra’da Kıbrıs konusunda görüşmeleri sürdüren Dışişleri yetkilileri temaslarına devam ederken, Atatürk’ün Selanik’teki evinde bir bomba patlaması ile ilgili haber önce 6 Eylül 1955 günü Türkiye radyolarında yayınlanır. Bunun üzerine, “Ata’mızın Evi Bombalandı” manşeti ile ikinci baskı yapan İstanbul Express gazetesinin nüshaları o dönemde kurulmuş olan “Kıbrıs Türktür Cemiyeti” üyeleri tarafından bütün İstanbul’da satılmaya ve halkı galeyana getirmek üzere kullanılmaya başlanır...





2 gün süren olaylarda İstanbul'da 16 Rum öldü, onlarcası yaralandı, 73 Rum kilisesi, 1 havra, 8 ayazma, 2 manastır, 3 bin 584'ü Rumlara ait olmak üzere 5 bin 538 gayrimenkul yakılıp yıkıldı. Kimisine göre 50 kimisine göre 200 Rum kadına tecavüz edildi.

İzmir'e de sıçrayan olaylarda Yunan konsolosluğu, fuardaki Yunan pavyonu, 14 ev, 5 dükkan yıkılıp ateşe verildi Rumlara ait mezarlar dahi açılarak kemikler dışarı atıldı.

Hatta kimin Türk olup olmadığını anlamak için sünnetli olup olmadığı dahi kontrol edildi o gün. Olaylar 7 Eylül sabahına kadar sürdü ve aceleyle sıkıyönetim ilan edildi.

Rum azınlığa karşı girişilen böyle bir olayla, gerektiğinde Kıbrıs için savaşın dahi göze alınabileceğinin mesajı verilmek istenmiştir. Bu provokasyonun gerçekleşmesi için de Atatürk'ün Selanik'teki evinin bombalanması emri verilir.

Hulusi Dosdoğru 'nun Bağlam Yayınlarından çıkan 6-7 Eylül kitabına göre, o yıllarda Selanik'te öğrenci olan ve bombalama işiyle görevlendirilen Oktay Engin, sonraki yıllarda uzun süre MİT'e çalıştı; 1992 yılında Nevşehir Valisi olarak görevlendirildi.

Kaynaklar:
www.bianet.org/bianet/kategori/toplum/66422/turkiyenin-gecmeyecek-utanci-6-7-eylul
http://www.tarihvakfi.org.tr/haberayrinti.asp?ID=382


"Az ve Öz"

24 Ekim 2007 Çarşamba

Hava kalitesi haritası

Soluduğumuz havanın kalitesi şüphesiz sağlığımız açısından çok önemli. Yaşadığınız yerdeki hava kirliliği değerini hiç merak ettiniz mi? Aşağıda Marmara Bölgesinin 24.10.2007 tarihindeki hava kirliliği değerlerini görüyorsunuz Siz de yaşadığınız yerdeki hava kalitesini öğrenmek için buraya tıklayınız.






Hava Kalitesi İndeksi nedir?
HKİ, hava kalitesinin günlük olarak rapor edilmesi için kullanılan bir indekstir. Yaşadığımız bölgenin havasının ne kadar temiz veya kirli olduğu ve ne tür sağlık etkilerinin oluşabileceği konusunda bilgiler verir. HKİ, kirli havanın solunmasından bir kaç saat sonra veya bir kaç gün içinde oluşabilecek sağlık etkilerini belirtir.



Hava Kalitesi İndeksi nasıl kullanılır?
HKİ, 0-500 aralığında düzenlenmiş bir skala olarak düşünülebilir. HKİ değeri yükseldikçe hava kirliliğinin yükseldiği ve sağlık riskinin de arttığı düşünülmelidir. Örneğin; HKİ değerinin 50 olması, hava kalitesinin iyi olduğunu ve toplum sağlığını etkileyebilecek riskin çok az olduğunu gösterir. Buna karşılık, 300’ün üzerindeki HKİ değeri ise, hava kalitesinin kötü ve dolayısıyla sağlık riskinin yüksek olduğunu gösterir.

HKİ değerinin 100 olması, genellikle ulusal hava kalitesi standardına karşılık gelir. 100’ün altındaki indeks değeri, genel olarak iyi bir durumun göstergesidir. HKİ değeri 100’ü aştığında, hava kalitesinin sağlıksız olduğu düşünülür.

Kaynak: www.havaizleme.com

"Az ve Öz"

22 Ekim 2007 Pazartesi

Tarihteki 16 Türk Devleti - Cumhurbaşkanlığı Forsu

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldızın açıklamasını merak etmiştim, neyseki Çankaya'nın sitesinde cevabını buldum.

Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeler.





Cumhurbaşkanlığı Forsundaki 16 yıldız
Tarihteki 16 Türk Devleti
Büyük Hun İmparatorluğu
Batı Hun İmparatorluğu
Avrupa Hun İmparatorluğu
Ak Hun İmparatorluğu
Göktürk İmparatorluğu
Avar İmparatorluğu
Hazar İmparatorluğu
Uygur Devleti
Karahanlılar
Gazneliler
Büyük Selçuk İmparatorluğu
Harzemşahlar
Altınordu Devleti
Büyük Timur İmparatorluğu
Babür İmparatorluğu
Osmanlı İmparatorluğu

"Az ve Öz"