"Az ve Öz"
Baz İstasyonu Elektromanyetik Radyasyonu Ölçümü
24 Mart 2008 Pazartesi
Sur önündeki tarlalar
"Az ve Öz"
6 Mart 2008 Perşembe
6 Şubat 2008 Çarşamba
Eski İstanbul (Constantinople) Haritası
"Az ve Öz"
7 Kasım 2007 Çarşamba
İstanbul trafiğinin İstanbullulara öğrettikleri
1) Direksiyon başında makyaj yapma
2) Direksiyon başında kahvaltı (meyve suyu içen, elma yiyenler sıklıkla gözlenebilir.)
3) Direksiyon başında mesaj (sms) çekme
4) Direksiyon başında gazete okuma
5) En sağ şeritte trafiğin en hızlı aktığını bilenlerin, sağ şeride doğru akın etmesi
İlave edilmesini istediğiniz şeyleri azveoz[@]gmail[.]com'a gönderin, ekliyeyim.
"Az ve Öz"
31 Ekim 2007 Çarşamba
Eski İstanbul Fotoğrafları
28 Ekim 2007 Pazar
İETT'den İstanbullulara 'Aktarma' kazığı

24 Ekim 2007 Çarşamba
İETT, çevreye daha az zarar veren otobüs alıyor!

İETT Genel Müdürlüğü'nün 2008-2010 Dönemi Yatırım Programında, 500 adet doğalgaz yakıtlı otobüs ve 100 adet metrobus alımı yer aldı. Böylelikle çevreye ve İstanbulluların sağlığına daha az zarar veren ulaşım araçlarına kavuşmuş olacağız.
"Az ve Öz"
13 Ekim 2007 Cumartesi
Rüyaları süsleyen şehir, İstanbul
"Az ve Öz"
11 Ekim 2007 Perşembe
Ali Muhiddin Hacıbekir Şekercisi, Türkiye'nin en eski firması
"Meşhur Türk Lokumu"Kastamonu'nun Araç ilçesinden İstanbul'a gelerek 1777 yılında bahçekapı'da açtığı küçük şekerci dükkanında, lokum, akide vb. şekerlemeleri bizzat imal edip satmaya başlayan şekerci Bekir Efendi, bugün iki asrı aşan bir maziye bilahare Hac farizesini yerine getirmesiyle Hacı Bekir olarak anılan Bekir Efendi'nin açtığı ilk dükkan, günümüzde Ali Muhiddin Hacı Bekir Şekercilik A.Ş.'nin Bahçekapı'daki satış yeri olup, İstanbul'da iki asırdan bu yana aynı hizmeti gören yegane dükkandır. Dünyada bile emsaline zor rastlanan bu özellik İstanbul ve hatta ülkemiz için ayrıca zikre değer. Türkiye'de 16. yy'da başlayan şekerleme imalatında tatlandırıcı olarak bal, pekmez, su bağlayıcı, doku yapıcı olarak un kullanılmakta idi. 18. yy'da sonlarında Avrupa'da kurulan rafinelerde üretilen şekerin, o günlerin ismiyle "Kelle Şekeri" olarak Türkiye'ye gelmesiyle, şekerci Hacı Bekir, bu şekeri havanlarda dövüp eriterek, gül, tarçın vb. tabii aroma ve boyalarla pişirip akide şekeri imalatını geliştirmiştir. Ayrıca 1811'de Alman bilgini tarafından bulunan nişastayı un yerine kullanarak, şeker ve nişasta terkibi ile bugünkü nefasetteki lokum imalatını gerçekleştirmiştir.

" Ali Muhiddin Hacı Bekir'in ilk dükkanı - Eminönü"
Bizzat kendi eliyle yaptığı imalat ve hassas çalışmalarıyla Türk şekerleme ve lokum çeşitlerini geliştiren Hacı Bekir, 19. yy'da İstanbul Bahçekapı'daki dükkandan aldığı lokumları ülkesine götüren bir İngiliz turist ile, Türk lokumunun Avrupa'da "Turkish Delight" olarak tanınmasına vesile olmuştur.
Bundan böyle Türk lokumu anglo sakson asıllı yabancılar tarafından "Turkish Delight", Fransa ve Balkan'larda da "Lokoum" olarak tanınmış ve uluslar arası şekercilik literatürüne girmiştir.
Bundan başka sallama kazanlarda yapılan badem şekeri, haşlanmış bademlerin soyulup havanlarda dövülerek şeker ve şeker şerbeti ile yoğurulup, şekillendirilen çeşitli badem ezmeleri Hacı Bekir'e günümüze kadar intikal eden haklı ilgi ve şöhreti kazandırmıştır. Şekerci Hacı Bekir başarılarıyla, zamanın padişahı tarafından Nişan-ı Ali Osmani'nin 1. Rütbe Nişanı ile sarayın Şekercibaşı'sı olarak taltif ve takdire şayan görülmüştür.
Hacı Bekir'i takiben oğlu Mehmet Muhiddin Efendi ve torunu Ali Muhiddin Hacı Bekir'in aynı prensip, istidat ve meslek aşkıyla firmayı devam ettirmeleri Osmanlı Sarayının şekerci başılık payesinin kendilerine de ihsan edilmesiyle takdir ve taltif edilmiştir.
Üç neslin ismini taşıyan Ali Muhiddin Hacı Bekir müessesi sürecinde İstanbul'da Bahçekapı merkez mağazasına ilave olarak Karaköy, Galata, Tepebaşı, Pangaltı, Çarşıkapı, Beyoğlu, Parmakkapı, Kadıköy satış şubeleri açılmıştır.
Ayrıca Mısır'a götürülen usta ve personel ile Kahire ve İskenderiye şubeleri kurulmuş ve Mısır Hidivi'nin takdirve taltifleriyle Mısır Sarayı'nca da Şekerbaşı'lık payesi ihsan edilmiştir.
Şekerci Hacı Bekir, halen Türkiye'nin en eski firması olarak faaliyetini sürdürmektedir.
Osmanlı ve Türk toplumu ve folklorumuzun bir parçası olarak örf ve adetlerimize de giren Hacı Bekir, bilhassa zamanınyaşam tarzını belgeleyen roman ve yazılarda da yer almış, 19. asır ve 20. asır başlarındaki İstanbul toplum ve mozaikinin parçaları olan levantenler ve yabancılar tarafındanda kaleme alınmış hatta resimlendirilmiştir.
Malta'lı ressam Preziosi fırçasıyla resmedilmiş şekerci Bekir Efendi'nin 43x58 cm ölçüsündeki suluboya resmi (aslı Louvre Müzesinde), zamanın yaşamını ve Hacı Bekir'i belgelemiştir. (Resmin litografik reprodüksiyonu 214 numara ile Topkapı Sarayındadır.)
Türkiye'nin en eski firması olan Hacı Bekir, günümüzde, ailenin 4. ve 5. kuşak iyi yetişmiş bireyleri ile profesyonel yöneticileri idaresinde, bir fabrika,iki imalathane, dört satış mağazası ile Japonya'dan Yeni Zellanda'ya, Orta Doğu'dan Letonya'ya , İngiltere'den ve A.B.D.'lerine kadar uzanan ihracat ağıyla, kurumsallaşmasını tamamlamış, bilgi birikimi ve tecrübelerine ek olarak gelişen teknolojiyi takip eden, modern, sağlıklı ve hijyenik ortamlarda ISO 9001-2000 VE HACCP 2002 belgeleri güvencesinde hizmetini sürdürmektedir
1 Ekim 2007 Pazartesi
İstanbul'da eşsiz bir mekan, Hidiv Kasrı


Hıdiv, Osmanlı'nın Mısır valilerine verdiği ünvandır. 19. yüzyılın sonlarında, genç yaşta Mısır Valisi olan Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı devletinden Mısır'daki İngiliz nüfuzunu kırabilmek için destek sağlayabilmek için uzun süreli İstanbul'da kalması gereken genç Paşa,1903 yılında Çubuklu'da iki ahşap yalı satın alır. Zamanla yalılarının arkasındaki yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alan Paşa,1907 senesinde İtalyan mimar Delfo Seminati'ye o devrin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındaki muhteşem saray yavrusunu yaptırır. 1000 m2 alan üzerine yapılan müstesna bir yapıdır.
"Az ve Öz"
30 Eylül 2007 Pazar
Trendshow 2008'e katılın, eğlenin!

Trendshow ne zaman?

Trendshow nerede diye soranlara haritalı yanıt, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı.

"Az ve Öz"
27 Eylül 2007 Perşembe
Zengini Öldür!
10 Eylül 2007 Pazartesi
İstanbul'un trafik durumunu öğrenin!
"Az ve Öz"
5 Eylül 2007 Çarşamba
İstanbul'da hava kirliliğini engellemek için ilk adım - İETT Baksana IKARUS'ları kaldırsana!
Yetkili e-mail adresleri
baskan@ibb.gov.tr (İstanbul Bedeliye Başkanı Kadir Topbaş)
iett@iett.gov.tr (İETT iletişim adresi)
mozturk@iett.gov.tr (İETT Genel Müdürü)
abolukbasi@iett.gov.tr (İETT Genel Müdürü Yardımcısı)
İstanbul ulaşımının büyük bir kısmı İETT ve özel halk otobüsleri ile yapılıyor. Bu taşıtların büyük bir kısmı ne yazık ki çevre düşmanı. İETT son yıllarda daha teknolojik ve çevreci Mercedes marka otobüsler almış olsa da halen önemli ölçüde Ikarus ve Man marka otobüslerini kullanıyor. Bu durum özel halk otobüslerinde daha da vahim. Özel halk otobüsü işletmecileri daha fazla kar etmek için eski otobüslerle İstanbulluları adeta zehirliyorlar.
İETT'den isteğimiz şu:
Yeni Mercedes (veya başka marka) otobüsler ile İETT ve Özel halk otobüslerinin filosunu tamamen yenilenmesi veya İETT'nin LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) kullanan otobüsler satın alması.
------------------------------------------------------------------------
Ayrıca blogunuzda / web sayfanızda bu kampanyadan bahsederek daha çok kişinin ilgisini çekmemize yardımcı olabilirsiniz.
Facebook'ta da "İETT Baksana, IKARUS'ları kaldırsana!" adlı grubumuza buraya tıklayarak katılabilirsiniz.
Desteğiniz için teşekkürler!
"Az ve Öz"
10 Ağustos 2007 Cuma
İstanbul Tanıtımı
23 Temmuz 2007 Pazartesi
İstanbul'da günbatımı
20 Haziran 2007 Çarşamba
Mihrabad Korusu, Beykoz
Mihrabad Korusu'ndan birkaç fotoğraf...

İstanbul'da huzur bulduğum ender yerlerden birisi Mihrabad Korusu'dur. Temiz hava, güzel boğaz manzarası ve piknik yapmak için Mihrabad Korusu Anadolu yakası'nın en gezilesi mekanlarının başında geliyor. Gitmeyenler hemen gitsin, gitmiş olanlar da bir daha gitsin bence.

"Az ve Öz"
17 Haziran 2007 Pazar
Galata Kulesi'nin tarihi ve fotoğrafları

Galata Kulesi Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Yeniçeriler tarafından kullanılıyordu. Kule 16. yy'da Kasımpaşa'daki donanmada tutsakların barındırıldığı yerdi.
II. Selim döneminde (1566-1574) Galata Kulesi asıl gözlemevi Pera'da olan Türk Astronomu Takiuddin tarafından yenilerek gözlemevi olarak kullanıldı. Daha sonraki yüzyılda II. Mustafa döneminde (1695-1703) Şeyhülislam Feyzullah Efendi bir Cizvit papazı ile birlikte Kulede bir gözlemevi kurmaya çalıştıysa da bu çabaları 1703 yılında öldürülmesiyle yarım kaldı.
Galata Kulesi Osmanlı döneminde, çeşitli sebeplerle, fakat özellikle 1794 yılındaki (III. Selim dönemi) büyük Galata yangını nedeniyle II. Mahmut tarafından 1832 de yeniden yaptırıldı.

Kulenin konik tepesi. 1875 yılında bir fırtınada uçtu ve daha sonraki restorasyon sırasında yenilenmedi. Bundan sonra kule 1964 e kadar yangın kontrol istasyonu olarak kullanıldı ve 1967 de turistik hizmete açılana kadar restorasyon için kapalı kaldı. Bu restorasyon sırasında Osmanlı döneminde yapılan değişiklikler de göz önüne alınarak Cenevizliler dönemindeki yapıya daha uygun olması için konik tepe tekrar eklendi.
Kaynak: http://www.galatatower.net
"Az ve Öz"
13 Haziran 2007 Çarşamba
Hazzo Pulo Pasajı
12 Haziran 2007 Salı
Neve Şalom Sinagogu

1951 yılında ibadete başlanan Neve Şalom Sinagogu Birinci Karma Yahudi İlkokulu tören salonundan dönüştürülerek inşa edilmiştir. 1937'li yıllarda, Keneset (Apollon) ve Zülfaris Sinagogları Galata ve Beyoğlu'nun hızla artan yahudi nüfusunun dini ihtiyaçlarına cevap veremez olmuştu. Özellikle Pesah, Roş Aşana ve Kipur gibi büyük bayram günlerinde muhtelif salonlar kiralanıyor ve o günlere özel izin alınarak geçici ibadethane olarak kullanılıyordu.
"Az ve Öz"













